İstanbul Devlet Opera ve Balesi, Gothe’nin hayatını değiştiren ‘Genç Werther’in Acıları’ adlı romanı’nı Fransız sanatçı Yannick BOQUIN kareografisi ve F.CHOPIN’IN 28 piyano eseri eşliğinde Dünyadaki ilk bale temsilini gerçekleştiriyor.
Johann Wolfgang von Goethe’nin 1774 yılında, iki haftada yazmış olduğu bir mektup romandır ‘ GENÇ WERTHER’İN ACILARI’.
“Bir kitap okudum, hayatım değişti.”diyen GOTHE kitabının dünya çapında bir etki oluşturacağını hatta bir WERTHER salgınına dönüşeceğini tahmin bile etmemiştir. O dönemde yüksek baskı sayısına sahip olan kitap sözde okuma bağımlılığının öncüsü olmuştur. Almanya’da ki pek çok duygulu genç WERTHER’in hüznünden etkilenip intihar eylemleri göstermiştir.Hatta sokaklarda onun gibi mavi ceket sarı pantolon ile kendilerini göstermişlerdir.
İşte ‘Fırtına ve Coşku’ olarak adlandırılan bir dönemde, kilit roman olarak nitelendirilen GENÇ WERTHER’İN ACILARI; Melih MERTER (WERTHER), Deniz ZİREK (CHARLOTTE), Barış ADİKTİ (ALBERT) ,Egemen KEMENT (WILHELM),opera sanatçısı Bahadır Noyan COSGUN ve Bakü asıllı piyanist Yelena ŞEKALYOVA ile sanatseverlerin karşısında.
KONU: Genç Werther, Charlotte’a duyduğu karşılıksız aşkın çaresizliği içinde acı çekmektedir. Yakın arkadaşı Wilhelm dışında kimseyle paylaşamadığı bu sır, giderek daha kötü bir tutku ve acıya dönüşür. Charlotte, Albert ile evlidir. Evliliklerinden kısa bir süre önce ölmüş olan annesinin onlara vasiyet ettiği üzere Charlotte ve 6 kardeşi Albert’in bahçeli evine yerleşmiştir. Werther, ona her ne kadar dayanılmaz acılar verse de zaman zaman bu genç çifti ziyaret eder. Charlotte’la kitaplar üzerine uzun uzun sohbet ederler. Bu işin bir sonu olmadığını bilen Werther, şehri terk eder. Aylar sonra döndüğünde Charlotte ve Albert’in evlerinde verdiği büyük partiye katılır. Sonunda bir yolunu bulup Charlotte’a aşkını itiraf edip öper. Kadın ne yapacağını şaşırmış bir şekilde koşarak uzaklaşır… Kahramanımızın asıl acılı günleriyse bundan sonra başlar…
Eseri romantik dönemin en önemli bestecilerinden Chopin’in notalarındaki o dokunaklı melodisinin eşliğinde izledik. Kitaptan satırlara rastladım kimi zaman izlerken. Hatta bir ara müziğin melodisinde kaybolmuşken ani bir tepsi düşmesiyle irkildim. Kareografi ile ilgisi olduğunu sanmıyorum sanırım talihsiz bir kazaydı. Varsa da öğrenmem için tekrar izlemem gerekecek.
En çok etkilendiğim sahne, Werther’in siyah tülün ardında ki güzel Lottesi’ni düşlediği o hafif ışıktaki sahne.Harikaydı….
Gothe’nin kitlesel bir etkileşime neden olduğu bu roman, müziğin ve dansın eşliğinde yeniden bedenlerde can buldu. Etkileneceğinizi düşündüğüm bir temsil. Maalesef birkaç senedir salon yetersizliğinden orkestra ile yapılamayan bale temsilleri bu eser ile size aynı zamanda bir piyano resitali de sunuyor.
Sanatçılarımıza emeklerinden dolayı teşekkür ediyor ve kaçırmamanız gereken bir eser olduğunu söylemek istiyorum…
Ey Lotte…
Seni bana anımsatmayan bir şey varmı acaba ?
Her yanımda sen yokmusun?
……………
Silahlar dolu-Saat on ikiyi vuruyor!
Buraya kadarmış!
Lotte ,Lotte, Hoşçakal.
Hoşçakal !
Keyifli Seyirler……
