SANATTA BULUŞMA
Bodrum Marmara Koleji bünyesinde bulunan Halikarnas Kültür Merkezi,
Bodrum Ticaret Odası’nın da desteğiyle, sessiz sedasız, mütevazi ve
bir o kadar da önemli bir sanat olayına ev sahipliği yapıyor. 25 Nisan
2008’de başlayan ve 5 Mayıs’a kadar devam edecek olan ‘amatör sanat
sergisi’nde 11 sanat dışı disiplinde profesyonelin eserleri yer alıyor
ve sanat ve sanatçı kavramlarının çağdaş açılımları konusunda
izleyenlerini oldukça yoğun bir düşün seline sürüklüyor.
Tumturlu laflarla sanat sergisi eleştirisi yazmak alışkanlıklarımızı,
yukarıdaki ifadeden daha öteye götürmemek konusunda da bizi hoyratça
dizginliyor bu muazzam organizasyon. Serginin tanıtım broşürlerinde,
çeşitli meslek gruplarının –doktor, mimar, öğretmen, işletmeci vs.-
birer üyesi olan profesyonellerin buluştukları noktanın SANAT olduğu
ve sanatın geniş kitlelere ulaşabilmesini amaçlayan böylesine bir
projede bir araya geldikleri yazıyor. Projenin fikir anahtarı ve
emekçisi ressam Müfit Karzek’in dingin ve zengin usunun ortaya
çıkardığı sonuç gerçekten çok etkileyici. “Bu insanlar, geniş
kitlelerle sanatın ilişkilendirilmesinde çok daha etkin bir rol
üstlenebilirler,” diye düşünüyor Müfit Karzek. Gerçekten de
profesyonel sanatçılar ve eserlerinin topluma ulaşabilmesinde ve yer
yer tecrübe edilen sanatçı-toplum kopukluğunun giderilmesinde önemli
bir rol üstlenebilirler. “Diğer meslek gruplarına dahil olan
profesyoneller, halktan insanlarla bir sanatçıdan daha yakın ilişki
içindeler,” diyen Müfit Karzek, hayata geçirdiği bu sergiyle de
düşüncelerinin doğruluğunu ziyadesiyle kanıtlıyor.
Nasıl bir değişik çağda yaşadığımızı tekrar tekrar vurgulamanın anlamı
yok. Değişik zamanlar yaşıyoruz, bunu artık hepimiz biliyoruz. İnsan
günden güne soyutlama yetisini ayyuka çıkartıyor. Bilerek, bilmeyerek,
zembille gökten inmişçesine veya içselleştirerek, eskilerin deyimiyle
tahayyül gücünü aklın evrimine at başı yapmış gidiyor. Jules Verne’in
1870 yılında tahayyül ettiği fantezisi(!) Denizler Altında 20.000
Fersah romanında bundan 140 yıl önce soyutladığı hayal, Stanley
Kubric’in 1968 yılında, yani bundan 40 yıl önce kurguladığı insanın
uzaya açılımı çeşitlemeleri, bugün yaşamımızın değişmez parçaları
haline gelmiş olan ve çok kısa sürede içselleştirilmiş cep telefonları
ve internet ağları yanında ne de havadan-sudan soyutlamalar olarak
kaldı değil mi? İnsanın zihinsel evrimi sanal gerçeklik diye bir
kavramla bulanıyor ve içimizdeki son vahşi kırıntılar da sanal alemin
öldükçe dirilen kahramanlarında törpüleniyor.
Bu noktaya gelişimizin belki de en belirgin adımı, putlara tapmayı
yasaklayan tek tanrılı dinlerin, insanı diğer bütün canlılardan farklı
kılan soyutlama becerisini geliştirmesi yönünde zorlamasıydı;
gördüğüne değil, tahayyül ettiğine yönel!
Sanat kavramını sanal kavramıyla ilişkilendirilmeye ve geniş kitleler
arasında yaygın biçimde içselleştirilmiş bir olgu haline dönüştürmeye
kafa yormak, zihnin evrimini ortak hızda yaşayan bir topluma doğru
evrilmede önemli bir rol oynayacak gibi görünüyor. Bu nedenle de
sanatın kitleselleşmesi, sanatçı ve toplum arasındaki ilişkinin
sağlamlaştırılması gerçekten oldukça önemli bir gündem teşkil edecek
önümüzdeki dönemlerde. Çünkü sanatçı, tahayyülü iş edinmiş insandır.
Söz konusu serginin estetik açıdan değerlendirilmesinden çok kavramsal
olarak değerlendirilmesi işte bu noktada daha büyük bir önem
kazanıyor. Eserlerini böylesi bir organizasyonla sergileyen bu
profesyonellerin icra ettikleri meslekleriyle, sanatsal dışa vurumları
arasındaki bağlantıları seyrediyor izleyenler aslında burada. Söz
gelimi, bir cerrahın kendini dışa vurumunda savaş uçaklarının mükemmel
modellerinden oluşmuş zengin bir koleksiyonu aracı etmiş olması, bir
öğretmenin yere batmış fallik antik sütunlardan oluşan resimlerde
ifade arayışları, bir dahiliyecinin empresyonist dışa vurumları, bir
liman işletmecisinin usun mekaniğe hayranlığını soyutlamaları ortaya
öyle bir sergi çıkartmış ki, sıradan(!) bir sanat sergisinin
tekdüzeliğine çocuksu bir tepki gibi duruyor. “Aslında” diyor sergi,
“Aslında profesyonel sanatçılar da aynısını yapıyor.” Bu sergiyi
izleyenler, bundan sonra gidecekleri sergilerinde muhtemelen farklı
bir gözle bakacaklar eserlere; içerik, daha belirgin bir öykü, bir
arka plan, bir tavır gösteriyor olacak bakan gözlere.
Bu sergi algıyı kanalize etmede mükemmel bir fikir içeriyor. Mutlaka görülmeli.
Serginin ortaya çıkardığı bir gerçek daha var; mimarlar ve sanat.
Antik çağlardan beri insanın bayındırlaşması sürecinde bitmek tükenmek
bilmeyen bu tartışma (mimarinin ne kadar sanat ne kadar zanaat olduğu
tartışması) bu sergide kendini bir başka gösteriyor. Mimarlar
yukarıdan bakıyor. Onlar kendilerini sanata daha yakın
hissettiklerinden olsa gerek, diğer mesleki disiplinlerden bireylerin
sanatsal etkinliklerine sempatik(!) bakar gibiler. Çünkü onlar sanat
tarihi biliyorlar. Dışa vurumun kalıplarından daha haberdarlar. O
kadar fazla haberdarlar ki, kendilerini dışa vurmayı unutup, dışa
vurum formatlarının bir eleştirisini sergiler hale düşmüşler.
Sanatçıların mimarlara hafif tepeden bakışlarının hıncını bu sergide
çıkarma fırsatı bulmuş huysuz çocuk izlenimi veriyor işleri. Belki de
şanssızlıkları, onlardan sanatsal değeri daha yüksek işlerin
beklenecek olduğunu bilmeleri ve kendilerini hayal kırıklığının
kaçınılmaz olduğu bir tuzağa düşmüş gibi hissetmeleri. İlginç.
Halikarnas Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen “SANATTA BULUŞTUK”
sergisi, insanı düşündürmek, dışa vurumun gerçek parametrelerini
anlamak, sanat yoluyla görüşmenin sırlarını aralamak anlamında müthiş
bir tecrübe. Özellikle sanatçıların mutlaka görmeleri gereken bir
sergi olduğu çok aşikar; öğrenecek şeyleri olduğundan değil, görülesi
olduğu için.
Umut UÄUR
Nisan 2008-Gümüşlük
Latest from Sanat Etkinlikleri
Bodrumlu çok yönlü sanatçı Ahmet Hıdır’ın ilgi gören sergisi “Geriye Kalan” adıyla 13 Ekim’den itibaren bu
Bu yıl 16. kez yapılacak olan Uluslararası Gümüşlük Klasik Müzik Festivali 12 Temmuz’da başlayıp 6 Eylül’e
Tak Tak Takıntı – Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu, 05 Temmuz 2019 Cuma, Bodrum Kalesi Ali Poyrazoğlu’nun oyunculuğunun
Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü orkestra ve yerli yabancı solist sanatçılarından oluşan toplulukları ile uluslararası
İzmir Devlet Senfoni Orkestrası ve keman Virtüozu Alexander Markov Konseri Bodrum Kalesi 12 Haziranİzmir Devlet Senfoni
