Vecdi Candemir Duvarüstü / Duvardibi Sergisi Muart’ta 5 Ağustos’a kadar gezilebilir

MuArt’ta açılacak sergiyi izlemeye davetlisiniz!

Vecdi Candemir hakkında…

1953 yılında İzmir’de doğdum.

İki yıllık Siyasal Bilgiler Fakültesi macerasından sonra Ankara Gazi Üiversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun oldum.

İlk resim sergimi 1972 yılında Ankara Sanat Sevenler Derneği’nde açtım.

Gerçeküstücü çizgide sürdürdüğüm çalışmalarım daha sonra “Kuşlar, Baykuşlar ve Bayankuşlar” serisi ile yine fantastik düzenlemeler doğrultusunda devam etti. Sonuncusu İstanbul Galeri Artist olmak üzere Ankara, Bodrum ve İstanbul’da yirminin üzerinde sergide buluştu baykuşlarım izleyiciyle.

Bir süre sanatsal çalışmalara ara vererek eski ve antika objelerle ilgilenmeye başladım. Ancak bu arada yeni araştırmalara koyuldum ve yıllardır denemeyi düşündüğüm üç boyutlu çalışmalara başladım.

İşim gereği iç içe olduğum eski ahşap ve metal parçalarını birleştirerek önceleri adını “duvar takıları” koyduğum çalışmalarım 18 ޞubat – 06 Mart 2014 tarihleri arasında “duvarüstü – duvardibi takıntıları” adıyla yine İstanbul Galeri Artist’de ilk kez izleyenlerin beğenisine sunuldu.

Bir kültür mirası olarak günümüze kadar ulaşan, yüzyıllardır bu topraklarda kullanılan ve artık terk edilerek unutulmaya yüz tutan bir çok ahşap ve metal obje benim işlerimle bir tür geri dönüşüme uğrayarak yaşamaya devam ediyor. Örneğin yüz elli yıllık çıkrık kolları, masat ( bıçak bileme aleti ), arşın, kirkit (dokuma tezgahı ) parçaları, nalbant bıçakları, gem, kilit aynaları, tokaç ( çamaşır yıkama tahtası ), ersin ( hamur kesme bıçağı ), çeşitli el sanatları aletleri gibi bir çok otantik parça benim işlerimde hayat buluyor.

Bunların bir kısmı, sanayi öncesi dünyada önemli işlevlere sahipken, bugün elimize aldığımızda neye yaradığını anlamaya çalıştığımız araçlar. Aslında çok da eski olmayan tarihlere kadar dünyanın dört bir köşesinde bu tür eşyalar ve aletler kullanılıyordu. Yine de, en sıradan olanlarında bile kendine özgü bir şeyler bulmak olası. Günümüz insanını büyüleyen de bu olsa gerek.

Yıllar öncesinin “tuhaf” malzemelerinin yanına gündelik hayatta hala kullanılan, daha tanıdık aletlerden de ekledim. Sonuçta bu aletlerin de, bilgisayarların, robotların rekabeti karşısında fazla direnemeyeceği belli.

Artık onlarda da bir çeşit estetik aramanın zamanı yavaş yavaş geliyor…

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Previous Story

Ayana Sahne’de Serap Akdeniz her perşembe sizlerle!

Next Story

Yün ve İpliğin Dansı Sergisi – Lale Çağlar, 15 – 25 Temmuz

Latest from Bodrum Sergiler